Selamlar,
Kurumsal işletmelerin, personeline çalışmaları sırasında esneklik sağlamasının en iyi yollarından biri, onlar için uzak bağlantı imkanları sağlamasıdır. Şirket kaynaklarının şirket dışından da erişilebilir hale gelmesini sağlayan ve internet olan heryerden çalışan bir uzak bağlantı teknolojisi, kurumlara ciddi kazanımlar getirmektedir. Personeli fiziksel olarak ofis ortamında bulunma gereksiniminden kurtarmaktan, mesai sonrası da çalışma imkanı vermesine; teknik destek personelinin işyerindeki sorunları çözmek için bağlantı kurabilmesine ya da çalışanların şirket içi uygulamaları heryerden çalıştırabilmesine kadar uzanan olanaklar sağlaması nedeniyle bu erişim yönetmi her zaman talep görmektedir. Gerçekten de internetin her alanda hayatımıza girmesi ile birlikte, bu avantajların kullanılmadığı bir iş hayatını düşünmek zor hale gelmiştir.
Bu kadar fazla avantaj sağlayan uzaktan erişim teknolojileri, aynı zamanda kendi zorluklarını beraberinde getirmektedir. Hayatımızı kolaylaştırmak için varolması gereken erişim teknolojileri, zaman zaman kullanması zor, hatta sıradan kullanıcılar için teknik yetkinlik gerektiren teknolojiler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu anlamda, karşımıza çıkan bazı zorlukları şöyle sıralayabiliriz:
- Uzaktan erişim teknolojileri, genellikle kullanıcı tarafında yüklenmesi gereken bir yazılım gerekirmektedir. Kısaca “VPN Client” olarak adlandırılan bu yazılımlar, istemci tarafında bir iş yükü getirmektedir. İstemciler Bilgi İşlem tarafından yazılım yüklemesi için ofise çağırılmakta, ya da bu işi kullanıcılar bizzat yapmak durumda kalmaktadır. Bu ise, kullanıcılara kolaylık sağlaması gereken bir teknoloji için bir tezat oluşturmaktadır.
- “SSL VPN” olarak adlandırılan ve istemci tarafında bir web tarayıcı ile çalışan diğer bir bağlantı teknolojisi ise, kendi zorluklarını getirebilmektedir. Tüm SSL VPN teknolojileri, her tarayıcıda çalışmamaktadır. Ayrıca kullanıcıların belirli bir internet adresini ezberlemesini ve bağlantı işlemini buradan başlatmasını gerektirmektedir. Bütün bu manuel işlemler, kuşkusuz hataya açıktır.
- Tüm VPN teknolojilerinde Single Sign-On desteği ya yoktur ya da aktif değildir. Bunun anlamı, kullanıcılar mevcut kullanıcı adı/parola bilgilerine ek olarak, bir de VPN bilgilerini bilmelidirler. VPN bağlantısı her gerçekleştirileceği zaman, bu bilgilerin doğru olarak girilmesi gerekir.
Tüm bu zorluklar, bizi uzaktan erişimin getirdiği avantajlardan soğutmamalıdır. Çözüm, günümüzün modern ihtiyaçlarını karşılayan, kullanıcı dostu, otomatize edilmiş prosesler içeren bir teknoloji kullanmakta yatmaktadır. İşte bu teknolojinin adı, Microsoft Direct Access teknolojisidir.
Direct Access, Windows Server 2008 R2 ile gelen ve kullanıcı tarafında hiçbir manuel müdahale gerektirmeden şirket ağına bağlantı sağlayan bir teknolojidir. Direct Access sayesinde, şirket dışında olan ve internete bağlı bulunan bir kullanıcının, hiçbir şey yapmasına gerek kalmadan şirket kaynaklarına ulaşması mümkün olmaktadır. Şimdi bu teknolojinin bileşenlerini inceleyelim:
- Direct Access, Gateway Sunucu tarafında Windows Server 2008 R2 ile istemci tarafında Windows 7 Enterprise/Ultimate gerektirir.
- Her ne kadar Windows Server 2008 R2, tek başına Direct Access geçidi olabiliyorsa da, IPv4/IPv6 çevrimlerinin de yapılması gerektiği için kurulumu meşakkatli olabilir. Microsoft UAG server, tüm bu gereksinimleri karşıladığı için, herhangi bir Direct Access projesinin UAG ile yapılması çok yerinde olacaktır.
-Direct Access bağlantısında, IPSec tünelleri açılarak çok güvenli bir bağlantı imkanı sağlanmaktadır. Tüm iletişim IPv6 üzerinden gerçekleşmektedir. Lakin henüz IPv6 teknolojisi yaygın olmadığı için, bu paketler ilgili yerlerde IPv4 paketlerine çevrilerek uyumluluk sağlanmaktadır.
Karşılaştırma yapabilmemiz için, öncelikle tipik bir VPN bağlantısının nasıl olduğunu inceleyelim. Çok yaygın kullanılmasından ötürü, SSL VPN bağlantısını inceleyeceğiz:
Tipik bir SSL VPN bağlantısı:
- Kullanıcı, notebook’unun güç düğmesine basarak bilgisayarını açar.
- Kullanıcı adı/parola bilgilerini girerek bilgisayarına oturum açar.
- Internet Explorer’ı açar.
- Eğer hatırında ise, şirket SSL VPN sunucusunun adresini yazar.
- Karşısına kullanıcı adı/parola isteyen başka bir ekran çıkar.
- Eğer hatırında ise, yetkilendirme bilgilerini girer.
- Nihayet şirkete oturum açabilmiştir. Bağlantı “Split VPN” tabir edilen türde değilse, intranete bağlı iken internete bağlanamayacaktır!
Peki tipik bir Direct Access bağlantısı nasıl olur?
- Kullanıcı, notebook’unun güç düğmesine basarak bilgisayarını açar.
- Yaklaşık 30-60 saniye sonra, (bilgisayarın yükleme işlemi bittiğinde), artık hem internet’e hem de intranete bağlıdır!!! Dikkat edelim, bilgisayara henüz hiçbir kullanıcı logon olmamıştır. Bu aşamada, uzaktan destek personeli IP adresini biliyorsa bu bilgisayara uzaktan oturum açabilir yada bilgisayara Group Policy’deki Computer ayarları uygulanabilir. Uzak bilgisayar, artık yönetilebilir bir yakın bilgisayar olmuştur.
- Kullanıcı, kullanıcı adı/parola bilgilerini girerek bilgisayarına oturum açar. Artık hem internet’te, hem de intranet’tedir. Kullanıcı bu aşamaya gelebilmek için hiçbirşey yapmamıştır! Bilgisayarının normal fonksiyonlarını kullanabilmek için yapması gereken sıradan bir logon işleminden sonra, hem internet’e hem de intranet’e erişir hale gelmiştir. Peki bu nasıl olmaktadır?
- Direct Access kullanacak her kullanıcının sadece bir kereliğine, şirket ağına fiziksel olarak bağlanması gerekir. Bu aşamada, Direct Access istemcisi kendisini sonradan Direct Acces geçidine (tipik olarak UAG server) yetkilendirecek olan bilgisayar sertifikasını alır. Normal bir VPN işleminde, yetkilendirme genellikle kullanıcı adı/parola ile olur ve daha az güvenlidir. Ayrıca bu bilgileri kullanıcının vermesi gerektiği için hataya daha açıktır. Direct Access’te ise Public Key Infrastructure (PKI) teknolojisi kullanılır. İstemcide, kendisini şirkete karşı yetkilendirecek bir makina sertifikası bulunur. Bu sertifika, Direct Access geçidine otomatik olarak gönderilir, bu yüzden manuel müdahele gerekmez, hataya da imkan kalmaz.
- Direct Access yöneticisi, Active Directory üzerinden bu teknolojiyi kullanmasına izin verdiği istemcileri, özel bir gruba dahil eder.
- Sertifikasını almış olan Direct Access istemcisi, şirkette değilken (internet’e bağlı iken) arka planda Direct Access geçidi ile temas kurar ve kendisine şirkette iken verilmiş sertifikayı bu sunucuya verir. Sunucu, bu istemcinin ilgili Active Directory grubunda da olduğundan (ve eğer varsa NAP gibi başka düzeltici teknolojiler ile kontroller yaptıktan sonra) istemcinin şirkete IPSec ile bağlanmasına izin verir.
Görüldüğü üzere, arkaplanda gelişmiş bir çok teknoloji kullanılmasına rağmen, kullanıcı tarafında yapılması gereken hiçbir işlem yoktur. Bu ise, çalışanların VPN, IP adresi, SSL adresi gibi kavramlarla boğuşmasını engelleyip, asıl yapması gereken işe odaklanabilmelerini sağlar.
Sentim olarak, değerli müşterimiz Kardem Tekstil’de Türkiyenin ilk Direct Access kurulumunu gerçekleştirdik. İlk gelen bildirimler çok olumluydu. Direct Access’in Kardem’e ve bu teknolojiyi bünyelerine katmak isteyebilecek diğer firmalara çok yararlı olabileceğini düşünüyorum.
Görüşmek üzere,
Yasin